Bebek bakımında geleneksel hatalara dikkat
Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Banu Mutlu Özyurt, bebeğini kucağına alan çiçeği burnunda annelerin, aile büyüklerinin iyi niyetli geleneksel uygulamalarıyla modern tıp yöntemleri arasında kaldığına dikkat çekerek, "Bebeğin gözüne sürme çekmek, sarı tülbentle sarılık geçirmeye çalışmak, sıkı kundaklamak ve tuzlamak gibi yöntemlerden uzak durun” dedi.
Tarih: 20.3.2019 09:45:53

 

Doğumdan sonraki ilk 4 haftalık bebeği uzmanlar ‘yenidoğan´ olarak tanımlıyor. Bebeğin bu döneminde anneler korku, heyecan, mutluluk ve endişe gibi birçok duyguyu aynı anda yoğun olarak yaşıyor. Yeni anneler, kitaplardan okudukları, arkadaşlarından duydukları, aile büyüklerinden öğrendikleri bilgilerle ikilem içinde kalıyor. Modern tıp yöntemleri yanında geleneksel yöntemlerin en fazla uygulandığı bu dönemin, belki de bebeğe en fazla zarar verilen dönem olarak öne çıkabileceği belirtiliyor. 
VM Medical Park Mersin Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Banu Mutlu Özyurt, Türkiye´de çocuk sağlığını etkileyen en önemli sorunun yenidoğan bakımına ilişkin olduğunu vurguladı. “Bebek bakımı, sağlıklı büyüme ve gelişmeyi kapsayan birtakım uygulamalar ve hareketlerdir” diyen Özyurt, “Doğum sonu dönemde yapılan ve özellikle sağlık açısından zararlı olan bazı geleneksel uygulamalar, bebeğin iyileşme sürecini uzatabiliyor, etkin tedavi almasını engelleyebiliyor, sakatlık, hastalık ve hatta ölümle sonuçlanabiliyor" diyerek aileleri uyardı. 

"İyi niyetli gelenekler kötü bitmesin" 
Ülkemizde aile bağlarının çok güçlü olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Özyurt, doğum ve lohusalık dönemlerinde genellikle kayınvalide, büyükanne, teyze, hala gibi aile yakınlarının bebeği ve anneyi yalnız bırakmadıklarını, yardımcı olmaya çalıştıklarını belirterek, çiçeği burnunda annelerin ise bu yaklaşımlarla doktorun tavsiyeleri arasında kaldığına, hatta kimi zaman özellikle kayınvalide ile gelinin arasının bile açıldığına dikkat çekti. Uzm. Dr. Özyurt, "Aile büyüklerini kırmadan, masum olan uygulamalar yapılabilir. Ancak, nazar boncuğu ve altın takma gibi geleneklerin bazıları masumken, bazıları bebeğe zarar verebiliyor, onlara karşı dikkatli olmak gerekiyor. Örneğin günümüzde hala devam eden sıkı kundak yapmak bebekte kalça çıkıklığına, göze sürme çekmek enfeksiyona, ilk defa emzirmek için üç ezan vakti beklemek bebekte kan şekeri düşmesine neden olur. Bebeği tuzlayarak uzun saatler bunu vücudunda tutmak, bebeğin sadece tenine değil beyin fonksiyonlarına zarar veriyor, hücreleri çalışamaz hale geliyor” ifadelerini kullandı. 

"Şımarmaz korkmayın ağlayınca kucağınıza alın" 
Uzm. Dr. Özyurt, annelere önerilerini ise şöyle sıraladı: 
"Bebek büyütürken yapılan en önemli hata, ´şımarır, hep kucak ister´ gerekçesiyle bebeğin en büyük gereksinimi olan kucaklanmanın karşılanmaması. Oysa tam tersine kucaklamak, anneyle bebek arasında güvenli bağı kurulmasını sağlar. O nedenle, ağlayan bebeği sık sık kucaklayın. Annenin kucağı, babanın kolları onun sığınağı, annenin memesi onun emziğidir. Bebekler kucağa alındığında ağlaması kesilir. Bu durum, dokunma esnasında oksitosin denilen gevşeme hormonunun devreye girmesinden dolayıdır. Bebeklerinizi her ağladıklarında kucaklayın. Bu, ileride insanlarla kaliteli ilişki kurması açısından da önemlidir. Yapılan araştırmalar, bebeklerin yaşama içgüdülerinin desteklenmesi, duygusal gelişiminin sağlıklı ilerlemesi ve fiziksel gelişimleri için kucaklanmaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bebeğin enfeksiyonlara en açık olduğu dönem özellikle ilk doğduğu günlerdir. Bu dönmede onu hastalıklara karşı en iyi koruyacak faktör anne sütüdür. Özellikle anne göğsünden ilk gelen turuncu renkli, ağız dediğimiz süttür. İçinde bağışıklık sistemini güçlendirecek faktörler vardır. Bazı inanışlarda, ilk ağız sütü dediğimiz kolostrum bebeğe verilmeyip bereket olsun diye toprağa atılır. Bebeğin bu kolostruma ihtiyacı vardır ve onun ilk aşısıdır diyebiliriz. İlk defa emzirmek için beklemek de ağız sütünü tehlikeye atan diğer bir geleneğimiz. Bu uygulama, aynı zamanda bebekte kan şekeri düşmesine neden olur. Bebekler, bağırsak gelişimi için ve kan şekerinin düzenlenmesi için doğumdan hemen sonra ilk bir saat içinde sadece anne sütü ile beslenmeli, şekerli su verilmemeli.” 

"Sarılık floresan ışığıyla, sarı tülbentle geçmez" 
Yenidoğan her bebekte bir miktar sarılık görüldüğünü söyleyen Uzm. Dr. Özyurt, bebekler doğduktan birkaç gün sonra cilde sarı rengini veren ´bilirubin´ adı verilen bir maddenin ortaya çıktığını belirterek, "O dönemde her bebek bir miktar sararır. Bu maddenin çok yükselmesi durumunda müdahale edilmesi gerekir. Bu yükselme beynine zarar verebilir, sakatlıkla, işitme kaybı ve zekâ geriliği ile sonuçlanabilir. Biz hekimlerin sarılık geçiren çocuklara ışık tedavisi uyguladığımızı gören aileler, ‘bebeği güneş ışığına tutarsak, floresan ışığı altında yatırırsak geçer´ gibi bir düşünceye kapılıyor. Bazı aileler de üzerini sarı tülbentle örterek sarılığı geçireceklerine inanıyor. Bizim verdiğimiz ışık farklı dalga boyunda, farklı miktarda ve açıdadır. Sarılıkta ailelerin evde yapacağı en doğru şey bebeği anne sütüyle sık sık beslemektir, tülbent, floresan ya da güneş ışığı değildir" şeklinde konuştu. 

"Bir memeyi tam emmeden diğerine geçmeyin" 
Bebeği emzirirken annelerin genellikle teknik bir hataya düştüğüne de dikkat çeken Uzm. Dr. Özyurt, "Biraz bir memeyi biraz da diğer memeyi emzirmenin iyi olduğunu sanıyor. Ancak tam tersine, bebek memenin bir tanesini tam bitirdikten sonra, eğer hala doymadıysa diğer memeye geçilmeli. Çünkü memeden gelen ilk süt, sudan ve karbonhidrattan zengin, sonradan arkadan gelen süt ise yağdan zengin, kalorisi yüksek bir süttür. Eğer biz hep ön sütü emzirirsek, bu sefer bebek yeteri kadar kilo alamaz, yeterli besini alamadığı için uykuya dalamaz, huzursuz olur. Bu durumda aileler sütün yetersiz olduğu, yeterince beslenemediği gibi yanlış düşüncelere kapılarak hazır mamaya geçiş yapabiliyor. Bebeğe ilk 3 ay yalancı meme vermeyin. Yalancı memeye alışan bebek, anne memesini kavramakta zorluk çeker" diye konuştu. 








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Çebi ve ekibinden Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi´nde ilk defa kist operasyonu
Çebi ve ekibinden Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi´nde ilk defa kist operasyonu
Çenesinde odontojenik kist olduğu tespit edilen 22 yaşındaki tıp fakültesi öğrencisi, Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ahmet Taylan Çebi ve ekibi tarafından yapılan kontrollerin ardından gerçekleştirilen 3 saatlik operasyon ile kist çeneden temizlenerek hasta sağlığına kavuşturuldu.
Grip-nezle ile Kovid-19´u ayırt etmenin yolu
Grip-nezle ile Kovid-19´u ayırt etmenin yolu
Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte en sık sorulan sorulardan birinin grip, nezle ve Kovid-19 ayrımının nasıl yapılacağı olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Ayırıcı tanı için muayene ile birlikte Kovid-19 PCR testi ve hızlı grip antijen testi yaptırılmasını öneriyoruz” dedi.
Okula gitmek istemeyen çocuklarda ‘sosyal fobi´ uyarısı
Okula gitmek istemeyen çocuklarda ‘sosyal fobi´ uyarısı
Psikolog İrem Naz Kırım, ebeveynlere okulların açılmasıyla ilgili ‘Pandemi Döneminde Okul Psikolojisi ve Kaygı Yönetimi´ konusunda tavsiyelerde bulundu.
Astım semptomları, beslenme yoluyla azaltılabilir
Astım semptomları, beslenme yoluyla azaltılabilir
Diyetisyen Sümeyye Peker, astım semptomlarının azalmasını olumlu yönde etkileyecek beslenme önerilerini paylaşarak, “Yüksek karbonhidrat ve şeker içerikli bir beslenme modelinden ziyade Akdeniz tipi beslenme modeli uygulamalarında fayda vardır” dedi.
Pandemide eklem kireçlenmesine karşı öneriler
Pandemide eklem kireçlenmesine karşı öneriler
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuluhan Yunus Emre, “Birçok insanda özellikle diz ve kalçada gelişen eklem kireçlenmesinin en önemli sebebi fazla kilolardır. Aşırı kilo nedeniyle ekleme aşırı yük binmesi, eklem kireçlenmesinin hızlı gelişmesine ve ağır seyretmesine sebep olur. Bu hastaların tedavisi oldukça zordur” dedi.
"Bedeli çok ağır olan sıkıntılara yol açabilir"
"Bedeli çok ağır olan sıkıntılara yol açabilir"
Hastanede muayene olmadan hekim tavsiyesi olmadan eczaneden alınan ağrı kesici ilaçlarla ilgili vatandaşları uyaran Prof. Dr. Haktan Karaman, ağrı kesicilerin uzun dönem kullanılması sonrasında bedeli çok ağır olan sıkıntılar ortaya çıkacağını söyledi.
"Dün kader dediklerimize bugün daha olumlu ve mutluluk vaat edici yaklaşabiliyoruz"
"Dün kader dediklerimize bugün daha olumlu ve mutluluk vaat edici yaklaşabiliyoruz"
Embriyolojide son yıllarda yaşanan önemli gelişmelerin, anne ve anne adaylarına umut verdiğini belirten Histoloji-Embriyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Yılmaz, ´´Dün kader dediklerimize bugün daha olumlu ve mutluluk vaat edici yaklaşabiliyoruz´´ dedi.
Kalp ameliyatlarının tekrarlanması ilk ameliyata göre riski biraz artırıyor
Kalp ameliyatlarının tekrarlanması ilk ameliyata göre riski biraz artırıyor
ekrarlanan kalp ameliyatlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Güden, "Kalp cerrahilerinde özellikle de koroner bypass operasyonlarında çeşitli nedenlerle operasyonların tekrarlanması gerekebilir. Kalp ameliyatlarının 2´nci, 3´üncü hatta 4´üncü kez tekrarlanması ilk ameliyata göre riski biraz artırıyor." dedi.
Heyecanlandıran ilaç ve aşı adayı açıklaması
Heyecanlandıran ilaç ve aşı adayı açıklaması
Akdeniz Üniversitesinde aşı çalışmalarını yürüten Ziraat Fakültesi Enzim ve Mikrobiyel Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarlan Mammedov ve ekibi tarafından korona virüse karşı koruyucu sprey formunda da kullanılabilecek ilaç ve aşı adayı geliştirildi.
“Oruç tutmak, hem kalbe hem de psikolojiye iyi geliyor.”
“Oruç tutmak, hem kalbe hem de psikolojiye iyi geliyor.”
Oruç tutmanın kalp hastaları için olumlu bir diğer yönünün de psikolojik etkisi olduğunu söyleyen Dr. Begüm Öztürk, “Ramazan ayında oruç tutan kişi, olumsuz duygu, düşünce ve davranışlardan uzak durmaya, ibadet ederek ruhunu temizlemeye, dinlendirmeye çalışır. Ulaşılan manevi huzur, kalp hastalarında sıklıkla görülen depresyonun giderilmesi açısından önemlidir” dedi.
Prof. Dr. Yalçın, "Gereksiz kozmetik uygulamaları önemli sorunlara yol açıyor"
Prof. Dr. Yalçın, "Gereksiz kozmetik uygulamaları önemli sorunlara yol açıyor"
Dermatoimmunoloji ve Alerji Derneği 2.Başkanı, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Başak Yalçın, kozmetik uygulamalarının, gereksiz ve yanlış uygulandığında çok önemli sorunlara yol açtığını belirtti.
Prof. Dr. Akbulut: "Sigara ve alkol kanser açısından risk faktörleridir"
Prof. Dr. Akbulut: "Sigara ve alkol kanser açısından risk faktörleridir"
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kanser Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut, 1-7 Nisan Kanser Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, özellikle sigara ve alkol kullanımı ile sağlıksız beslenmenin kanser hastalığı açısından başlıca risk faktörleri olduğunu söyledi.
Op. Dr. Kaya: "Ani hava değişimleri hastalıklara yol açıyor"
Op. Dr. Kaya: "Ani hava değişimleri hastalıklara yol açıyor"
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Nihat Kaya, ani ısı ve hava değişikliklerinin birçok hastalığa yol açtığına dikkat çekerek, bu hastalıkların başında nezle ve gribin yer aldığını belirtti.
Nefes darlığı ve şiddetli ağrı çeken hastanın ciğerinden Arnavut biberi çıktı
Nefes darlığı ve şiddetli ağrı çeken hastanın ciğerinden Arnavut biberi çıktı
Karabük´te 10 gün önce arkadaşları ile birlikte yediği döner sonrası şiddetli ağrı ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran kadının yediği döner içindeki Arnavut biberinin ciğerlerine kaçtığı ortaya çıktı. Ciğerlerdeki biber yapılan operasyonla çıkartıldı.
Prof. Dr. Akdur, “Bebeklerinizi asla yüz üstü yatırmayın"
Prof. Dr. Akdur, “Bebeklerinizi asla yüz üstü yatırmayın"
Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Recep Akdur, halk arasında beşik ölümü olarak bilinen ´ani bebek ölümleri´ konusunda aileleri uyardı.
Prof. Dr. Taçyıldız, "Sigara birçok hastalığa ve ölümlere yol açıyor"
Prof. Dr. Taçyıldız, "Sigara birçok hastalığa ve ölümlere yol açıyor"
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Onkolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurdan Taçyıldız, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigaranın korona virüsten korunmayı engellediğini belirtti.
Prof. Dr. Akbulut: "Sigara ve sağlıksız beslenme risk faktörleridir"
Prof. Dr. Akbulut: "Sigara ve sağlıksız beslenme risk faktörleridir"
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kanser Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, özellikle sigara ve alkol kullanımı ile sağlıksız beslenmenin kanser hastalığı açısından başlıca risk faktörleri olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Yalçın: "Stres cilt sağlığımızı olumsuz etkiliyor"
Prof. Dr. Yalçın: "Stres cilt sağlığımızı olumsuz etkiliyor"
Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Başak Yalçın, pandemi süreci nedeniyle yaşanan yoğun stresin cilt sağlığını da olumsuz etkilediğini söyledi.
İlaç kullanan korona hastaları ile kullanmayanlar arasındaki inanılmaz fark
İlaç kullanan korona hastaları ile kullanmayanlar arasındaki inanılmaz fark
İlaç kullanan korona hastaları ile kullanmayanların akciğer tomografi sonuçları arasındaki inanılmaz fark gözler önüne serildi.
Bir aydır korona virüs tedavisi gördüğü hasta yatağından böyle uyardı
Bir aydır korona virüs tedavisi gördüğü hasta yatağından böyle uyardı
Karabük´te bir aydır hastanede korona virüs tedavisi gören Ali Şükrü Kavsaoğlu, pozitifli vakalara tavsiyelerde bulundu.
Uzmandan, “Telefon ve bilgisayar elinizi felç etmesin” uyarısı
Uzmandan, “Telefon ve bilgisayar elinizi felç etmesin” uyarısı
Telefonla dirseği kıvırarak yapılan 10 dakikalık bir telefon konuşmasının ardından sinir dolaşımının bozulmaya başladığını söyleyen Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Levent Küçük, dirseğin kıvrık pozisyonda uzun süre sabit kalmasının, omurilikten çıkan periferik sinirlerde basıya ve sonrasında hasara neden olduğunu ifade ederek, tahribatın artması durumunda eldeki bazı kasların felç olabileceğine dikkat çekti.
BASIN İLAN KURUMU İLAN PORTALI

/resimler/2017-1/4/0122033983319.jpg

 

 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
DOLAR
16.7155
EURO
17.4703
2 Temmuz 2022 Cumartesi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Hiddet, azgın bir ata benzer, haline bırakılırsa kendi ateşiyle yıpranır.

Shakespeare
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları