Psikologlardan ‘yaramaz çocuklar için´ DEHB uyarısı
Psikologlar, okul çağındaki çocukların yaramaz, derslere odaklanamama gibi durumların ‘dikkat eksikliği ve hiperaktivite(DEHB)´ hastalığı olabileceği uyarısında bulundu.
Tarih: 7.11.2018 10:19:44

 

Medical Park Ordu Hastanesinden Psikolog Funda Es, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin; yaş ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri erteleyememe (dürtüsellik) ve dikkat sorunlarıyla belirginleşen bir bozukluk olduğunu belirterek konu hakkında ailelere ışık tutacak bilgiler verdi. 
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda dikkatin dağıldığı, dürtülerin kontrolünde zorlanıldığı ve hareketliliğin belirgin görüldüğü bir durum söz konusu olduğunu belirten Psikolog Funda Es, “Belirgin düzeyde olduğunda, DEHB´yi normal bir hareketlilikten ya da dikkatsizlikten ayırt eden temel unsurlar; devamlı ve yaygın olması, uyarılara rağmen devam etmesi ya da çok az değişmesidir. Olumsuz sonuçları ise kişinin akademik, sosyal ve bireysel gelişimine engel olmasıdır. Bu nedenle sıradan dikkat dağınıklığının, her çocukta görülebilecek tipteki enerji fazlalığının ya da anne babanın sınır koyamama probleminin DEHB mi yoksa normal sınırlar içerisinde mi olduğunu iyi ayırt etmek gereklidir” uyarısında bulundu. 

“DEHB, nörolojik olabilir” 
Asıl sebebi henüz bilinmese de, bozukluğun oluşumunda biyolojik (nörolojik) ve genetik faktörlerin rolü olabileceğine işaret eden Psikolog Es, “DEHB´li çocukların beyinlerinin ön kısmında ve limbik sistemde bulunan kimyasal ileticilerin çalışmasında bozulma olduğu bilinmektedir. Beynin bu bölgeleri konsantre olma, planlama, davranışları kontrol etme, hafıza, motivasyon konularında önemli rol oynamaktadır. Gebelikte ilaç ya da alkol kullanma, enfeksiyonlar, zor doğum, düşük doğum ağırlığı ve beyin travması bu çocukların öz geçmişlerinde daha çok görülmektedir. Çevresel faktörler ya da aile tutumları DEHB oluşmasına neden olmaz. Ama bulguların artmasında ya da azalmasında ve ek sorunların çıkmasında etkisi vardır. DEHB genetik nedenli, nörobiyolojik bir hastalıktır. Kendiliğinden geçmez” dedi. 

Okul hayatına dikkat 
Psikolog Es, bu durumun okuldaki çocukları nasıl etkileyeceği konusunda şu bilgileri verdi: 
“DEHB özellikle çocuklarda okul hayatının başlamasıyla belirgin hale gelmektedir. Okul öncesi dönemde her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları parçalamayı tercih ederler. Okul başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizlikleri başlar. Ödev yapmayı sevmez, anne, baba veya öğretmen zoruyla ödev yaparlar. Masanın başına oturmaz, otursalar dahi bahanelerle kalkarlar. Çalışırken yanında sürekli anne babayı isterler. Derste sıkılma nedeniyle sınıfın huzurunu dikkatini bozacak davranışlar sergileyebilirler. Okuma yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. İyi öğrendiğini düşündüğünüz bir bilgiyi de unutabilir. Kendine uygun bir ders çalışma programı ve düzeni geliştiremezler. Sınavda dikkatsizce hatalar yapabilirler. Test sınavlarında çeldirici sorulara kolaylıkla aldanabilirler. Özellikle ilkokula başladıklarında kâğıdını ilk vermeyi başarı sayabilirler.” 

“DEHB hastalığında ilaç tedavisine ihtiyaç vardır” 
DEHB´da ilaç tedavisi ile birlikte psiko-eğitimsel müdahaleler ve davranışsal tedaviye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Es, şöyle devam etti: “Anne babanın eğitimi, öğretmen eğitimi ve çocuğun bireysel terapisi birlikte yapıldığında etkili sonuçlar alınmaktadır. DEHB tedavisinde ilk adım hastalık ile ilgili bilgi sahibi olunmasıdır. Psiko-eğitim sürecinde hem aile hem de çocuk, anlayabilecekleri şekilde şikayetler, şikayetlerin sebepleri ve kullanılan tedaviler hakkında bilgilendirilir. Çünkü çocukta var olan sorunların nedenlerini başka yerlerde aramak iyileşmeyi engeller. Ülkemizde birçok aile çocuklarının ‘ilaç bağımlısı olacağı´, ‘öylece oturup hareketsiz kalacağı´ gibi endişelerle ilaç tedavisinden uzak durmakta ve istemeyerek de olsa çocuklarının tedavi olabilmesine engel olmaktadır. Oysa doğru dozda başlanan doğru ilaç tedavi için çok önemlidir. Bu noktada, ailelerin uzmanlara güvenmeleri ve uzmanlarla işbirliği yapmaları önemlidir.” 

“Görmemezlikten gelmeyin” 
Psikolog Funda Es, bu belirtilerin görülmesi durumunda ‘yok saymak veya görmemezlikten gelmenin´ yapılabilecek en büyük yanlış davranış olduğuna dikkat çekerek anne babaların çocuklarını iyi gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda mutlaka bir uzmana başvurmanın gerekliliğini belirterek sözlerine ekledi. 








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Lohusa Depresyonuna dair bilinmesi gerekenler
Lohusa Depresyonuna dair bilinmesi gerekenler
Annelerde doğum sonrası ortaya çıkabilen lohusa depresyonunun, şiddetli hüzün, duyarsızlık, aşırı yorgunluk, enerji eksikliği ve bedensel yakınma belirtileri ile kendini gösterdiğini söyleyen Uzman Psikoloğu Tuğçe Denizgil Evre, bu durumda olan tüm annelerin mutlaka bir uzmandan yardım alması gerektiğini belirtti.
40 yaş üstü hastalar göz tansiyonuna dikkat
40 yaş üstü hastalar göz tansiyonuna dikkat
Memorial Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gökçen Gökçe, "40 yaşının üstündeki hastalar, şeker hastası olan hastalar aynı zamanda ailesinde birinci derece yakınlarında göz tansiyonu olan hastalar, herhangi bir nedenle romatizma hastalıkları, hap veya iğne olarak bir kortizonlu ilaç öyküsü olanlar ya da gözlerinde herhangi bir dönemde travma almış olanlar Glokom için riskli olarak değerlendiriliyor" dedi.
Kronik böbrek yetmezliği yaşam kalitesini düşürüyor
Kronik böbrek yetmezliği yaşam kalitesini düşürüyor
Medline Adana Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Pınar Ergin, kronik böbrek yetmezliğinin toplumda sık görüldüğünü, bu hastalığın yaşam kalitesini düşüren ve aynı zamanda büyük mali yük getiren bir hastalık olduğunu söyledi.
Obeziteye balon ve botoks yöntemi
Obeziteye balon ve botoks yöntemi
Gaziantep Özel MMT Amerikan Hastanesi´nde hasta kabulüne devam eden Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Muzaffer Ertürk, son dönemlerde artan obeziteye dikkat çekerek uyguladıkları tedavi yöntemlerine anlattı.
Doç. Dr. Ahmet Aslan: “Kalın bağırsak kanseri en çok görülen kanser türleri arasında”
Doç. Dr. Ahmet Aslan: “Kalın bağırsak kanseri en çok görülen kanser türleri arasında”
Karaman Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aslan, kalın bağırsak kanserinin en çok görülen kanser türleri arasında hem kadın hem de erkekte ilk üçte görüldüğünü söyledi.
Böbrek hastalığı erken teşhisle önlenebilir
Böbrek hastalığı erken teşhisle önlenebilir
Balıkesir İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Burak Öztop kronik böbrek hastalığının dünyada ve ülkemizde salgın halini almış önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade ederek “Böbrek hastalığı erken saptanırsa sıklıkla önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir”dedi.
Gebelikte tarama testleri ve amniyosentez
Gebelikte tarama testleri ve amniyosentez
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali İrfan Güzel, gebelikte tarama testlerinin toplumda sık görülen sağlık problemlerini önceden tespit edebilmek açısından önem taşıdığını söyledi.
Fıtığa ´kuru iğneli´ çözüm
Fıtığa ´kuru iğneli´ çözüm
Birçok kişinin canını acıtan fıtık ve kas kasılmalarında ´kuru iğneleme´ yöntemi artık daha sık uygulanıyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ferda Erkişi, ilaçsız ve kanama olmadan ince iğnelerle yapılan tedavinin ağrısız bir yol olduğunu söyledi.
Bacaklardaki ağrılar çocuğunuzun büyüdüğünün habercisi
Bacaklardaki ağrılar çocuğunuzun büyüdüğünün habercisi
Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Aliye Sevil Sarıkaya, çocuklarda büyüme çağında boy uzamasının arttığı dönemde bacak kaslarında, baldırlarda ağrı şikayetleri sıklıkla gözlenebildiğini belirterek, "Genellikle akşam ve geceleri sızlama, kramp tarzı ağrılar şeklindedir. Gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli de olabilir" dedi.
"Hamilelik topuk dikenini tetikliyor"
"Hamilelik topuk dikenini tetikliyor"
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Burak Önvural, topuk dikeninin dinlenme halindeyken kendini gizleyen ancak hareket haline geçildiği zaman ağrılarla kendini belli eden bir hastalık olduğunu belirterek, “Bu hastalığın bir çok sebebi vardır ve hamilelik de bu can sıkıcı soruna zemin hazırlıyor" dedi.
Diş sıkmak psikolojik bir sorun olabilir
Diş sıkmak psikolojik bir sorun olabilir
Dr. Efe Kaya, diş sıkmanın psikolojik bir sorun olabileceğini söyledi.
Migren ağrılarının esiri olmayın
Migren ağrılarının esiri olmayın
Halk diliyle baş ağrısı olarak bilinen migren, sıradan bir baş ağrısı değil tedavi edilebilen nörolojik bir hastalıktır. Doç.Dr. Karaca Başaran, migren ağrılarına dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.
Akıllı mineral dolgular ile cilt yenileme sağlanıyor
Akıllı mineral dolgular ile cilt yenileme sağlanıyor
Dr. Sevgi Ekiyor, akıllı mineral dolgular sayesinde tek bir yöntemle hem yüz hatlarının toparlandığını hem de cildin daha canlı görünüme kavuştuğunu söyledi.
Engin Çakar: "İnme artık yaşlı hastalığı değil"
Engin Çakar: "İnme artık yaşlı hastalığı değil"
İnme-felç sonrası nörorehabilitasyona başlamanın öneminin ve iyileşme sürecinin anlatıldığı ‘İnme Sonrası Yeni Bir Yaşam Sempozyumu´ gerçekleşti. Prof. Dr. Engin Çakar, düzenlenen sempozyumda, "İnme yaşlı hastalığı değildir, inme her yaşın hastalığıdır. Beyin kanaması da bir inmedir, beyin damar tıkanıklığı da bir inmedir" dedi.
Çocuk dişlerinde acil durumlara dikkat
Çocuk dişlerinde acil durumlara dikkat
Diş hekimi Ayten Can, çocuklarda görülen diş rahatsızlıkları hakkında bilgi verdi.
Akalazya hastalığına dikkat
Akalazya hastalığına dikkat
Doç. Dr. Fahri Yetişir, Akalazya hastalığı hakkında bilgi verdi.
Biberon çürükleri diş yapısını bozuyor
Biberon çürükleri diş yapısını bozuyor
Diş Hekimi Mahmut Genç, biberonla beslenme alışkanlığı fazla olan bebeklerde görülen ve mutlaka tedavi edilmesi gereken biberon çürükleri tedavisi yapılmazsa dişlerin olumsuz etkilendiğini söyledi.
Sosyal medya, ´panik atak´ yapıyor
Sosyal medya, ´panik atak´ yapıyor
Psikolog Şule Sarıaydın, Türkiye´de halkın yüzde 83,8´inin evinde internet kullandığını belirterek bu durumunun sosyal medyaya olan bağımlılığı da tetiklediğini söyledi.
Gebelikte plasenta yapışmasına dikkat
Gebelikte plasenta yapışmasına dikkat
Prof. Dr. Polat Dursun, gebelik döneminde dikkat edilmesi gereken plasenta yapışması hakkında bilgi verdi.
Sıkıldığınız dövmeden kurtulmak mümkün
Sıkıldığınız dövmeden kurtulmak mümkün
Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, dövmelerden kurtulmanın mümkün olabildiğini söyledi.
Prof. Dr. Şafak: "Kulaklarınızı temizlerken iltihaplanmasına neden olmayın"
Prof. Dr. Şafak: "Kulaklarınızı temizlerken iltihaplanmasına neden olmayın"
Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, "Kulak kiri olarak adlandırılan dış kulak yolu salgılarının pamuklu çöplerle veya sert cisimlerle temizlenmeye çalışılması da kulak yolu iltihaplanmalarına sebebiyet verir. Yaz aylarında uzun süre suda kalmak, özellikle bakımları iyi yapılmamış kirli havuzlarda yüzmek kulak iltihabı nedenlerindendir" dedi.
BASIN İLAN KURUMU İLAN PORTALI

/resimler/2017-1/4/0122033983319.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
19 Mart 2019 Salı
Karabük için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:19 08:06 13:02 15:22 17:40 19:14
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
"Tenini besleyip geliştirmeye bakma, çünkü o sonunda topraga verilecek bir kurbandir.

deneme deneme

deneme 4